Ozan Ata Canani, ilk defa 1978’de seslendirdiği, “Songs of Gastarbeiter Vol. 1” derlemesiyle yeniden keşfedilen ve popüler olan “Deutsche Freunde” şarkısının hikâyesini bizimle paylaştı. Kendi sözleriyle yayınlıyoruz…

İngilizce çevirisi Zeynep Beler tarafından yapılmıştır.

Sık sık düğünlerde çıkıyordum. Bazen düğün sahibinin komşusu ya da iş arkadaşı olan Alman konuklar da geliyordu. Sessizlik olduğu için yemek esnasında, âşıklama tavrıyla gurbet türküleri söylerdim. O zamanki gurbet duygusuyla şimdiki arasında uçurumlar var. Bir düğünde bir Alman yemeğin sonunda eşiyle birlikte yanıma geldi. “Herkes eğleniyordu. Sonra sen çıkıp yavaş türküler söyledin ve etrafımdaki herkes hüzünle dinledi. Ne üzerineydi söylediğin şarkılar?” diye sordu.

“Gurbeti, özlemi, hasreti, Almanya’daki iş şartlarını anlatıyorum,” diye açıkladım.

Alman konuk “Neden bu şarkıları Almanca yazıp söylemiyorsun? Böylece biz de anlayabiliriz,” dedi. İşte o an kafama dank etti.

O günlerde aylık yayınlanan bir derginin ilk sayfasında bir işçi resmi gördüm. Başlık da “Arbeitskräfte gerufen Menschen gekommen!” (İşgücü çağırıldı, insanlar geldi!)

Bunun üzerine “Deutsche Freunde”yi yazdım, şarkıyı ilk defa 1978’de seslendirdim.

Düğünlerde Türkler o zamanlar Almanca bilmediklerinden sözleri anlamadı. Almanların kulağınaysa benim müziğim fazla Doğulu geliyordu. Başka bir deyişle müziğimle benden sonra gelen nesle bir nevi öncülük etmiş oldum. Deutsche Freunde birkaç TV programından sonra unutuldu gitti. Düğünlerse yoğun bir şekilde devam etti. Sonra bir dönem müziğe ara verdim.

Tam 33 sene sonra beni bir gün İmran Ayata aradı ve yaptıkları albümden bahsetti.

Onca sene sonra önce dalga geçiyor sandım, elimde kaydım yoksa gerekirse stüdyoya girebileceğimizi de söyleyince ciddiyetlerini anladım. Böylece Deutsche Freunde o albümde yayınlandı. Şimdi konserlerimde dikkat ediyorum parçanın nakaratını yeni yetişen gençler, üçüncü nesil diyelim, hep bir ağızdan söylüyor. Bu da tabii beni çok duygulandırıyor, gururlandırıyor.

Ata Canani, 1979, Duisburg, sanatçının izniyle.

Bu yazı Berlin Yunus Emre Enstitüsü’nün desteğiyle hayata geçirilen #60JahreMusik projesinin bir parçası olarak hazırlanmıştır.

Bunlar da ilginizi çekebilir

Bu Başlıkta Daha Fazla - #60JAHREMUSIK

Fikirlerinizi paylaşın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir